top of page

„Gül gibi güldü“ Türkçede yerleÅŸik veya yaygın bir deyim deÄŸildir. Onu ÅŸu gibi bilinen atasözleri ya da kalıplaÅŸmış ifadeler arasında bulamazsınız:

gül gibi geçinmek („uyum içinde yaÅŸamak“)

gül gibi yaÅŸamak („cennet gibi yaÅŸamak“)

gül gibi kız („gül kadar güzel bir kız“)

​

„Gül gibi güldü“ ifadesi ÅŸiirsel bir yeni yaratım, yani alışılmadık bir sözcük birleÅŸimidir. Dil bilgisi bakımından tamamen doÄŸrudur, fakat tam da bu nedenle dikkat çeker. Onun özelliÄŸi, gül (çiçek olan gül) ile gül- (gülmek, tebessüm etmek) sözcükleri arasındaki oyuna dayanmasıdır:

Gül gibi güldü.

​

Kelimesi kelimesine: „Bir gül gibi gülümsedi.“

Türkçe ana dili konuÅŸurları için bu ifade oldukça ÅŸiirsel ve kulaÄŸa hoÅŸ gelebilir; çünkü gül sözcüÄŸünün tekrarı, hemen her iki anlamı da çaÄŸrıştırır. Tam da yerleÅŸik bir deyim olmadığı için, ifade kendine özgü ve orijinal bir karakter kazanır.

„Gül gibi güldü“ ifadesi gerçekten de yaratıcı bir ÅŸiirsel sözcük yaratımıdır ve herhangi bir yerden alınmış sıradan bir Türkçe ifade deÄŸildir.

​

1. Gül = „çiçek olan gül“

gül (çiçek olan gül) sözcüÄŸü Farsçadan gelir:

Farsça: gol / gul (Ú¯Ù„) = çiçek, gül

Bu sözcük Farsçadan Osmanlı Türkçesine, oradan da modern Türkçeye geçmiÅŸtir.

Aslında Farsçadaki bu kelime baÅŸlangıçta genel olarak „çiçek“ anlamına geliyordu; Türkçede ise zamanla anlamı daha çok „gül“ çiçeÄŸi üzerinde yoÄŸunlaÅŸtı.

Bu nedenle birçok Türkçe isim de bu kökten türemiÅŸtir:

Abdullah Gül

Gülten („gül tenli“)

Gülnur („gülün nuru“)

Aygül („ay gülü“)

Gülbahar („bahar gülü“)

​

2. gül- = „gülmek, tebessüm etmek“

gülmek fiilinin ise tamamen farklı bir kökeni vardır. Bu fiil, Proto-Türkçe kül- köküne dayanır ve bu kök çok eski dönemlerden beri „gülmek“ anlamını taşımaktadır. Aynı kök bugün de birçok Türk dilinde yaÅŸamaktadır: Kazakça külu, Kırgızca külüü, Uygurca külmek, Azerbaycanca gülmÉ™k vb.

Ses gelişimi yaklaşık olarak şu şekilde olmuştur:

Proto-Türkçe: kül- →

Eski Türkçe: kül- →

Osmanlı Türkçesi / Türkiye Türkçesi: gül-

Bu arada Türkçedeki gülmek fiili hem „kahkaha atmak“ hem de „gülümsemek“ anlamlarını kapsar; birçok baÅŸka dilde ise bu iki anlam ayrı fiillerle ifade edilir.

​

„Gül gibi güldü“ ifadesi gerçekten de özel bir ifadedir.

Bu söz, aynı anda birkaç katman içerdiÄŸi için oldukça baÅŸarılı bir ÅŸiirsel buluÅŸ olarak görülebilir:

Ses oyunu (paronomazi): gül – güldü

Çift anlamlılık: gül çiçeÄŸi ve gülmek/gülümsemek.

İmgesellik: Gülümseme yalnızca betimlenmez; aynı zamanda çiçek açan, güzelleÅŸen bir ÅŸey olarak tasvir edilir.

Açıklık: İfade ÅŸu ÅŸekillerde anlaşılabilir:

„Bir gül gibi gülümsedi.“

„Gülümseyerek bir gül gibi açtı.“

Hatta: „Gül misali gülümsedi.“

​

Türkçede gül ile kurulan pek çok ÅŸiirsel ifade vardır; ancak özellikle „Gül gibi güldü“, geleneksel bir deyimden çok, bilinçli olarak yaratılmış edebî bir dize gibi duyulur.

© 2025 by Florian Piller -  Powered and secured by Wix

bottom of page